Blog Posts

CUMHURİYET bir aydınlanma hareketidir aynı zamanda

Avrupa’daki aydınlanma hareketini bilmeyen yoktur. 1650 – 1800 yılları arasında başlayıp, gelişip ve olgunlaşan bir harekettir. René Descartes, Baruch Spinoza, Rousseau, Montesquieu, Voltaire, Diderot ve Adam Smith aydınlanma hareketi kapsamında anılan ve tanınan isimlerdir. Aklın merkeze oturtulduğu, eğitimde ve bilimdeki gelişmelerin yanı sıra sosyal reformların hız kazandığı bir dönemdir. Bu dönemin en belirgin özelliği şüphesiz akılcılık kavramının gelişmenin motoru konumuna getirilmesidir. Bence, Avrupa’daki bu değişimi gerçekleştiren entelektüellerin yaptıkları en önemli olaylardan birisi dini kilisenin elinden alıp, bütün sömürücü hurafelerden arındırdıktan

Continue Reading

Düğünler paylaşılan sevincimiz olursa

Bir kahve sohbetinde yazlıkçı arkadaşlarım, komşularından bir genç kız ve bir delikanlının birbirlerini sevdiklerini ve de nişanlanmak istediklerini, buna karşılık ailelerin hazırlıksız olduklarını ve ne yapacaklarını bilmediklerini söylediler. Başka bir arkadaşta hep beraber yaparız dedi. Komşularımıza yardımcı olmamız gerektiğini vurguladı. O gençler bizim de çocuklarımız deyip, kolları sıvadılar, denize girilmedi, kendi işlerini yapmayı unuttular, kimi ayakkabısını aldı, kimi bohçasını yaptı, kimi de tuvaletini aldı, herkes bir görev üslendi. Pastası, kurabiyeleri, giyimleri, bohçaları hazırlandı. Bir koşturma bir telaş. Apartmanın bahçesinde dar

Continue Reading

Dromen, liefhebben, huilen, schelden doe ik in het Turks!

Dromen, liefhebben, huilen, schelden doe ik in het Turks! Een paar weken geleden stuurde een Nederlandse vriendin mij een filmpje toe genaamd (Turks) Hollandse Nieuwe. Eerst dacht ik dat het om een telefoonabonnement ging. Later bleek het filmpje te gaan over bekende Turkse Nederlanders die vertellen over hun bi-culturele identiteit. In hun beleving, een verrijking van hun persoonlijkheid, waarbij ze zowel een Turkse als een Nederlandse identiteit bezitten en hier een balans in proberen te vinden. Mijn Nederlandse vriendin vroeg

Continue Reading

De ethiek en esthetiek in de politiek

De verkiezingen in Nederland naderen. Het is niet alleen de gemeenteraadsverkiezingen maar ook een referendum over de wet veiligheid. Ik word altijd onrustig wanneer de verkiezingscampagnes van start gaan. De migranten of bepaalde etnische groepen worden tot onderwerp van de verkiezingen gemaakt. De ongebreidelde harde toon die bepaalde politici beginnen aan te slaan waarmee ze denken dat hoe harder ze roepen des te meer stemmen ze binnenhalen. De ethiek en esthetiek in de politiek waar ik aan gewend was gaat

Continue Reading

Unutturulan kadın

Unutturulan kadın Erkek mi kadından kadın mı erkekten olmuştur sorusuna insan, yaratılış efsanelerinde kadın erkekten olmuştur inanışıyla başında cevap vermiştir. Çoğalan, bu anlamda doğurgan olan erkektir. Yaratansa hemen hemen bütün efsanelerde erkek tanrıdır. Bir istisna olarak Altay Türkleri yaratılış destanında erkek tanrıya yaratma emrini veren Ak Ene ( Ak Ana olarak da geçer), kadındır. Yaratılış efsanelerinde erkekten olmayan, ondan bağımsız olarak yaratıldığına inanılan, yine bir istisna olarak ilk kadın, Lilith’tir. Hem Ak Ene hem Lilith bu istisnalıklarının cezasını ta başında

Continue Reading

KAFKA ve DEĞİŞİM

  Yılbaşı tatili için gittiğim İstanbul’da Kafka’nın Değişim romanını raflarda görünce hemen aldım ve tekrar okudum. Bilgi kayıtlarımdaki değişimi de görmüş oldum. Hafızamda kalanlar olmuş, silinenler.. Kitapta bazı şeyleri yeni okuyormuş gibi okudum. Anladım ki arada bir eski okuduklarımızı da yenilemek gerekiyor. Modern dünya edebiyatının en önemli yazarlarından olan Kafka’nın mutsuz ve yalnız bir yazar olduğu iddia edilir. Yapıtlarının öldükten sonra yakılmasını vasiyet etmiş, arkadaşı Max Brod yakılmasına karşı çıkmış ve biz de onun sayesinde bu dev yapıtları okuma imkanı

Continue Reading

Çocuklarını ezen bir toplum olmak

  Geçenlerde bir arkadaşımla ilkokuldaki öğretmenlerimizden konuşurken ikimizin de öğretmenlerimizi hiç sevmediğimizin hatta öfkeyle bahsettiğimizin farkına vardım. Oysa bizim kuşak öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğu inancıyla yetişmişti. Saygıda kusur etmezdik; bırakın saygıda kusuru, o sormadan birşey diyemezdik. Ya ne olmuştu da biz öğretmenlerimizi öfkeyle anıyorduk? Ebeveynlerin, kurbanlık koyun gibi “eti senin kemiği benim” diyerek çocuklarını teslim ettikleri öğretmenler, ne yazık ki bu deyimi sanırım fazlasıyla ciddiye almışlardı.  Bedensel işin zorluğunu bilen anne babalar çocukları okusun, ‘büyük adam’ olsun isterlerdi. Büyük

Continue Reading

De (Ont)koppeling.

Het geluk in het leven is iets waar iedereen op zoek is. Mensen voelen zich (on)gelukkig op het moment dat er de (ont)koppeling met de leefcontext is. De individuen, gemeenschappen die de ontkoppeling meemaken, leven naar binnen gekeerd en geïsoleerd. Zij leven gemarginaliseerd en kunnen ontwikkelingsachterstand hebben. De kwaliteit van de leefomgeving is bepalend voor de mate waarin de verbondenheid tot stand komt. Het voorzien in de basisbehoeftes als veiligheid, relatie, succes ervaringen is in het geval van verbondenheid erg

Continue Reading

Hüznün kalemi

Hüznün güçlü kalemlerinden birisidir Güleren Kılınçarslan. Kederlidir şiirleri. Herkesin anlayacağı günlük sözcüklerde kendisine has benzetmeler ve ironiyle şaşırtır, düşündürür okuyucusunu. Herkesın göremediği detaylarda dolaşır. Hazzın ve zevkin esiri bugünün insanının göremediği, terkettiği konulara dikkat çeker. Esir pazarındaki kadınları, yüreği kelepçeli çocukları can çekişen medeniyetin süzülen kanı olarak imgeler. İsyanını ‘ Kahrımdan öldüm dedim, ölmedim’ gibi mısralarda haykırır yüzüne ‘haldan bilmezin’ Güleren Kılınçarslan’ın şiirlerinde bakışlarında hasret, söylemlerinde sitem ve yüreği özlemle dolu bir göçmen çocuğunun hıçkırıkları vardır. ‘Gün ufukta sararıp düşerken,

Continue Reading

What a fool beliefs

What a fool beliefs is een hit van de Doobie Brothers uit 1979. In het refrein zingt de gekwelde zanger ‘But what a fool believes… He sees no wise man has the power to reason away what seems….’. Vrij vertaald ‘er is geen verstandig mens die de macht heeft om te laten zien wat er werkelijk aan de hand is’. In het lied gaat het om een getormenteerde ziel die blijft hangen in zijn liefde voor een vrouw, die op

Continue Reading

Site Footer